T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Ney ve Karaman Mevlevihanesi Konferansı çok beğenildi. 12 Aralık 2011

                                                              


11 Aralık 2011 günü Yunus Emre Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansa Valimiz Sayın Süleyman KAHRAMAN’ın yanı sıra kızları Rabia Betül KAHRAMAN,İl Kültür ve Turizm Müdürü Cengiz ORTA, Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hulusi ÖZTÜRK, İl Müftüsü Nuri DEĞİRMENCİ, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Kasım AYDOĞDU, Özel Kalem Müdürü Murat ZAFER, İl Mahalli İdareler Müdürü Abdullah ŞAHİNER davetliler ve basın mensupları katıldı.

             İl Kültür ve Turizm  Müdürü Cengiz ORTA’nın konuşmasıyla başlayan konferansta şu şekilde hitap etti;

            Her yıl 7-Aralık-17 Aralık tarihleri arasında denk gelen haftalarda yapılan ve “Vuslat Törenleri Uluslararası Anma Törenleri” olarak isimlendirilmeye başlanan törenler, halk arasında Şeb-i Aruz şenlikleri olarakta anılmaktadır. Şeb-i Aruz lügat manası düğün gecesi demektir. Mevlana kendi ölümüne Rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir.

            Mevlana insan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve düşünürlerin fikir sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan manevi bir güneştir.

            Bu yüce şahsiyet gençlik yıllarını Karaman’da geçirmiş 18 yaşına geldiğinde ise babasının mücidlerinden Semerkant’lıŞerefettin Lala’nın kızı Gevher hatun ile Karaman’da evlenir. Bu kutlu insanın annesi Mümine Hatun ve Ağabeyi Muhammet Alaeddin Karaman’da vefat ederler ve şu anda kent meydanında bulunan Akkekke veya Maderi-Mevlana olarak bilinen Camiide meftundurlar.

            Mevlana’nın Karaman’da bulunduğu yedi yıl zarfında, burada evlenmiş, annesini ve ağabeyini Karaman’da kaybetmiş, iki çocuğu Karaman’da dünyaya gelmiştir. Sevdiği insanlar halen Karaman’ın bağrında yatmaktadır. Hatta bu durumu şu şekilde özetlemiştir.

                        Yıldızlara vadilere baktım geldim.

                        Yoldan yürüdüm sulardan aktım geldim.

                        Ben Belh’de bir kutlu beşik, bir ninni,

                        Larende (Karaman) de bir anne bıraktım geldim.

            Üzerinde yaşadığımız bu topraklarda Mevlana mutluluklar ve hüzünler yaşamıştır. İlklerini tattığı güzel ve acı hatıralar ile 3 Mayıs 1228 yılında ise Selçukluların başkenti Konya’ya göç eder.

            Bu kutlu insanın Karaman’da geçirmiş olduğu mutlu günlerin anısına Karaman Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak Hz. Piri en güzel anlatabilecek güzel insan Doç. Dr. Süleyman ERGUNER ile sizleri buluşturmanın haklı gururunu yaşamaktayız.

            Hz. Pir için her yıl Şeb-i Aruz törenlerinin Karaman’dan başlatılması ve 2 Mayıs’da onun uğurlanması belki de bu kutlu misafiri ve emanetlerine sahip çıkma adına bir başlangıçtır. Bu kutlu haftada bizde çorbada bir tuzumuz olsun maksadıyla hazırlamış olduğumuz bu etkinliğin sizlere faydalı olmasını temenni ederek saygılar sunarım diye konuşmasını tamamladı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Cengiz ORTA'dan sonra Sayın Valimiz Süleyman KAHRAMAN “İlimizin Misafirperverliğine ve Kültür Geçmişine” vurgu yaptığı konuşmasında ” Sözlerimin başında böylesine anlamlı bir programda, sevgiyi, hoşgörüyü ve hakikati kendine dert edinen gönül dostlarıyla birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.  Karaman “kapımız açıktır girene, lokmamız helâldir yiyene” diyen gönlü zengin insanların yurdudur ve Hz. Mevlânayı da, Hz. Yunus’u da, Siyahser Sultan’ı da aynı anlayışla bağrına basmış ve misafir etmiş kadim bir şehirdir.  Hz. Yunus, Siyahser Sultan, Hz. Mevlâna’nın annesi Mümine Hatun gibi gönül dostlarının ruhlarını dinlendirdiği bu topraklarda yaşamak, bizler için elbette ki büyük bir bahtiyarlık…  Bu, her şehre nasip olmayan kutlu bir mirastır ve bizler bugün bu mirasın şuurunda ve idrakinde olduğumuz için buradayız.

Ahî "gönül neyindeki feryâdın sırrını ancak sînesi delik olanlar, acı çekenler anlar" anlar diyor…  Bize düşen Hz. Mevlâna gibi, Hz. Yunus gibi gönül erlerinin dillendirdiği hakikati her daim yaşama gayretinde olmaktır ve inanıyorum ki bu kadim şehir, dün olduğu gibi gelecekte de yalnız sevginin ve hoşgörünün yurdu olmanın gayretinde olacaktır…  Çünkü bu kadim şehrin insanı, gönül erlerinden aldığı feyz ile hakikat yolunun yolcusu olmayı kendisi için büyük bir bahtiyarlık kabul ederek,  sevginin ve hoşgörünün izini sürmeye devam ediyor.  Bu konferansın hakikati idrak noktasında bizlere yeni ufuklar açmasını temenni ediyor, hepinizi saygı ile sevgi ile selamlıyorum “ dedi.

Konferansta konuşan Doç. Dr. Süleyman Ergüner, Karaman'da "Mevlana Gümüş, Mevlana Etli Ekmek, Mevlana Kebap" gibi isimlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Ergüner, dedesi Süleyman Ergüner'in neyzen olduktan sonra ilk olarak Karaman'a geldiğini söyleyerek, Karaman Mevlevihanesi'nde(Aktekke Camisi) görev yaptığını ifade etti. Mevlana'nın eserlerinin dünyaya yayıldığını belirten Ergüner "Fransa'dan, Amerika'dan Mevlana için gelen insanlar var. Bunların hepsi Mevlana'nın aşkı ile yanıp kilometrelerce yol gelip Mevlana'nın sevgi seline katılıyorlar" dedi.

Ergüner, Karaman'a geldiğinde çarşı ve dükkânlarda "Mevlana Gümüş, Mevlana Etliekmek, Mevlana Kebap" gibi isimleri gördüğünde üzüldüğünü ifade ederek: "Bu kadar önemli bir zatın isimlerini böyle kullanmamız gerçekten beni üzüyor. Hiç sen bir kebap ismine Mevlana ismini koyabilir misin? Karaman Valisi Süleyman Kahraman'dan rica ediyorum gerekirse esnaflarımızla görüşüp bu konuyu halletmeliler" dedi.

Ergüner tarafından kısa bir ney dinletisinden sonra Vali KAHRAMAN tarafından konuşmacı Doç. Dr. Süleyman Ergüner’e hediye verdi. Konferans hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.