T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

15 -22 NİSAN TURİZM HAFTASI KUTLAMA ETKİNLİKLERİ 14 Nisan 2011

 



           TÜRKİYE TURİZM POTANSİYELİ VE TÜRKİYE TURİZMİNİN ÜLKE EKONOMİSİNE KATKISI

           

            Ülkemiz turizm çeşitliliğine, turizm potansiyeline sahip ender ülkelerden biridir. Tarihi değerleri, tabiat güzellikleri, yaylaları, denizi ve güneşi ile ülkemize gelebilecek yabancı turistlere değişik turizm arzları sunabilecek özellikleri bünyesinde taşımaktadır. Ülkemiz turizm potansiyeli açısından önümüzdeki 15 - 20 yıl içinde dünyanın en büyükleri arasında yer alabilecek, bölgenin süper gücü olabilecek potansiyele ve dinamizme sahiptir. Ülkemizde Turizm yatırım belgeli, İşletme belgeli tesis ve seyahat acentesi sayısı gün geçtikçe artmakta ve profesyonel olarak çalışılmaktadır.

            Turizmi ülke kalkınması, refahı ve Türkiye ekonomisine katkısı açısından değerlendirmek gerekirse, Turizm, ülkemizin döviz girdisini arttıran ve istihdam (iş imkanı) yaratıcı özellikleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunan bir sektördür. Yapısı itibariyle turizme bacasız fabrika da diyebiliriz. Türk turizmi son 20 yılda, dünya ortalamasının üzerinde büyüme göstermiştir. 2011 yılında da bu büyüme devam edecektir. Ülkemizin uluslararası turizm gelirlerinden aldığı pay  % 2’dir. Ancak hedef en yakın zamanda % 3’ tür.  Turizmin gelişmesinde turizm arzı ve turizm potansiyelinin yanında, turizm değerlerini etkili bir şekilde yabancı ülkelerde ve yurt içinde tanıtmak gerekmektedir. Bugün reklam ve propaganda tanıtımda en etkili unsurdur. Tanıtım ve propaganda yapılmadığı taktirde ülkemize fazla turist çekmek mümkün değildir. 2023’li yıllarda ülkemiz turizmi, dünya ile bütünleşebilmek için yeni hedeflere, stratejilere ve planlamalara ihtiyaç duymaktadır.

            Ülkemizin 21. Yüzyılda kalkınmış, müreffeh bir ülke olmasını istiyorsak turizm gelirlerini sürekli artırmak mecburiyetindeyiz. Bu da turizme gereken önemi ve desteği vermekle mümkün olacaktır. Turizmde yeni yaklaşımımız, kültürel dengeyi ve doğal dokuyu korumak sürekli ve ekonomik kalkınmaya imkan veren uygulamalara özen göstermek, gelecek kuşaklara daha sağlıklı çevre bırakacak yönde bir gelişmeye katkıda bulunmaktır. Kalkınma sürecinde bulunan ülkemizin ekonomisine büyük katkısı tartışılmaz olan turizm sektörü, ekonomimizin en önemli temel taşlarından biridir.

            Ülkemizin şu anda en önemli sıkıntılarından biri de istihdam konusudur. Ülkemiz genç nüfusa sahiptir. Genç nüfus ülke nüfusunun % 60’ını oluşturmakta olup devamlı iş talebi doğmaktadır. Turizme gereken önem ve desteği vermekle yeni bir istihdam alanı yaratarak ülkemizdeki işsizliği önlemiş, ülke ekonomisine bu yönüyle de katkıda bulunmuş olacağız.

            Ülkemiz tarihi ve turistik değerler açısından çevresinde bulunan komşu ülkelerden daha fazla turistik değerlere, turizm potansiyeline sahiptir. Ülkemizdeki deniz kıyıları henüz diğer komşu ülkelerdeki gibi bozulmamıştır. Tabiat güzellikleri ,hava kirliliği fazla değildir.

             İnsanlarımızın gelen turistlere davranışları, cana yakınlıkları ve ülkemizde turistik tesislerin ve turistlerin satın alacakları eşyaların fazla pahalı olmaması da ülkemizi daha fazla turistin tercih etmesine neden olmaktadır.

            Bazı ülkeler iklim şartları nedeniyle sadece kış, sadece yaz iklimine sahiptir. Oysa ülkemiz 4 mevsimin yaşandığı ender ülkelerden birisidir. Aynı anda Antalya’da denize girilebilir, Uludağ’da, Kartalkaya’da, Palandöken’de kayak yapılabilir, Karadeniz yaylalarında gezilebilir, ülkemizin her yerinde inanç turizmi etkinlikleri gerçekleştirilebilir. Bu nedenle ülkemiz yılın 365 günü turist çekebilecek özelliklere sahiptir.                                                                                        Ülkemize daha fazla turist çekebilmek, daha fazla gelir elde edebilmek için etkili bir dış tanıtım yapılmalı, turizmde çeşitlendirmeye gidilmeli, mevcut turizm değerleri yanında Yayla Turizmi, Atlı doğa yürüyüşü, Sportif olta balıkçılığı, Kuş gözlemciliği (ornitoloji), Botanik (bitki inceleme) Turizmi, Foto safari, Trekking (doğa yürüyüşü), Rafting, Dağ Turizmi, Sağlık Turizmi, Kongre Turizmi, Kış (kayak) Turizmi, İnanç Turizmi, Mağara Turizmi, Spor Turizmi, Eko turizm, Kültür Turizmi ve benzeri turizm dallarına da ağırlık verilmelidir.

            Turizm Potansiyelinin yurt dışında tanıtılmasında ve ülkemize turist çekmede önemli katkısı olan,  Seyahat  Acenteleri ve Tur Operatörleri desteklenmeli, yabancı Tur Operatörleri ülkemize davet edilerek, tarihi ve turistik değerlerimiz, turizm potansiyelimiz tanıtılmalı ve bu kuruluşlar  desteklenmelidir.

            Ülkemize gelen turistlerin rahat edebilmeleri ve ülkemizden memnun ayrılabilmeleri için; Turistik Tesislerin sayısı artırılmalı, kalitesi iyileştirilmeli ve burada çalışan insanların eğitim düzeyleri de yükseltilmelidir. Unutulmamalıdır ki “Ülkemizden memnun ayrılan turist, diğer turistler için en güzel davetiyedir.

            Sonuç olarak, ülkemiz turizmde rekabet edebileceği ülkelere oranla daha iyi turizm değerlerine ve turizm potansiyeline sahiptir. Ancak hiç bir zaman bu değerlerle yetinmeyip, yeni arayışlar ve turizm çeşitlerine yönelmek mecburiyetindeyiz. Turizm potansiyeli yanında etkili bir tanıtım ile ülkemize daha fazla turist gelmesini sağlamalıyız. Ülkemize fazla turistin gelmesi yeni döviz girişlerini sağlayacak ve ülkemizin ekonomisinde bir canlanma, iyileşme olacaktır. Unutmayalım ki ülkeler ekonomilerindeki açıkların büyük bir kısmını turizm gelirleriyle karşılamaktadırlar. Geleceğimiz turizmdedir. Gelin öyleyse hep birlikte “Turizm İle El  Ele Mutlu Yarınlara” diyelim.

                                                                       İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ